YARI FİNAL KURALARI BELLİ OLDU: KİM HANGİ YARI FİNALDE?

2015/01/img_7065.jpg

Bugün gerçekleştirilen bir törenle Viyana şehri 2015 Eurovision Şarkı Yarışması’nın resmi ev sahibi olarak tanıtıldı. Sunucular Kati Bellowitsch ve Andi Knoll’un da yardımlarıyla hangi ülkenin hangi yarı finalin hangi bölümünde yarışacağı da yapılan kura çekimi sonucu belli oldu.
İşte yapılan kura çekiminin sonuçları:

Birinci Yarı Final
İlk Bölümde Yarışacak Ülkeler
– Yunanistan
– Makedonya
– Estonya
– Hollanda
– Moldova
– Finlandiya
– Belçika
– Ermenistan

İkinci Bölümde Yarışacak Ülkeler
– Sırbistan
– Danimarka
– Belarus
– Romanya
– Rusya
– Arnavutluk
– Gürcistan
– Macaristan

İkinci Yarı Final
İlk Bölümde Yarışacak Ülkeler
– Norveç
– İrlanda
– Çek Cumhuriyeti
– Litvanya
– San Marino
– Malta
– Portekiz
– Karadağ

İkinci Bölümde Yarışacak Ülkeler
– İsviçre
– Azerbaycan
– Slovenya
– Letonya
– Polonya
– İzlanda
– İsrail
– Kıbrıs
– İsveç
Hangi ülkenin hangi sırada yarışacağına ise bütün şarkılar belli olduktan sonra Avusturya’nın yayıncı kuruluşu ORF karar verecek.

Kurada ayrıca doğrudan finale kalan ülkelerin hangi yarı finalde oy kullanacağı da belirlendi. Buna göre İspanya, Avusturya ve Fransa ilk yarı finalde oy kullanırken; Almanya, İtalya ve Birleşik Krallık ise ikinci yarı finalde oy kullanacak.

İŞTE DANİMARKA ULUSAL FİNALİNDE YARIŞACAK İSİMLER

10917471_881519865234199_1663601306_n

Danimarka ulusal finali DMGP 2015’de yarışacak isimler açıklandı. Temsilci listesinin 26 Ocak günü yapılacak bir basın toplantısı ile açıklanması bekleniyordu ancak DMGP 2015 CD’sini ön sipariş verenlere CDlerin bugün ulaşmasıyla birlikte temsilci listesi de sızmış oldu. İşte Danimarka’yı Viyana’da temsil etmek için yarışacak 10 isim:

Andy Roda – Love is Love

Anne Gadedaard – Suitcase

Anti Social Media – The Way You Are

Babou – Manjana

Cecilie Alexandra – Hotel A

Julie Bjerre – Taet Pa Mine Dromme

Marcel & Soulman Group – Nar Veje Krydses

Sara Sukurani – Love Me Love Me

Tina & Rene – Mi Amore

World of Girls – Summer Without You

Fransa temsilcisi ve şarkısı açıklandı

timthumb

Fransız resmi yayın kuruluşu France 2’den yapılan açıklamada 2015 Eurovision Şarkı Yarışmasında Fransa’yı Lisa Angell temsil edecek. Şarkısı ise N’oubliez pas.

Kurumsal seçim ile belirlenen Lisa Angell, Robert Goldman tarafından bestelenen şarkıyla Fransa bayrağını mayıs ayında Viyana’da dalgalandıracak.

Barış mesajları içeren şarkının Eurovision izleyicileri tarafından beğenileceği düşünülüyor.

 

EUROVISION HASTALARI: Ya da “Sen gelmeden önce her yer karanlık”tı…

okan

Okan Varol yazdı..


Esen Oktay, 2000’in haziran ayında ilk kez bir araya getirdiği eurovision takipçilerinin platformunu “Eurovision Hastaları” diye isimlendirirken ziyadesiyle isabetli bir karar vermişti. O güne kadar eurovision takıntısını doğru dürüst prezante(!) edemeyen bir çok heyecanlı genç bu yahoo grubun tartışmalarında, haberleşmelerinde, bilgi akışında hatırı sayılır bir yer bulmuştu kendine. DJ Olcay’ın ve isimlerini buraya sığdıramayacağım kadar daha pek çok Eurovision Hastası’nı unutmamak üzere hafızama yerleştirdiğim dönem, o dönemdi. Kaldı ki bugünün twitter fenomeni denilenler kadar sivrilen, merak uyandıran, takibi itibar sayılan kahramanların sayısı da hiç az değildi. Şimdi onların neredeyse tamamı Ogae Türkiye’nin içinde, kıyısında, köşesinde nefes almaya devam ederken farklı şehirler ve hatta farklı ülkelerde yaşıyor olsalar da özellikle final gecelerinde ve belirli etkinliklerde bir araya gelmeyi ihmal etmiyorlar. Kıskanılası bir lonca!

İlk seslerin verildiği o tarihi Eurovision Hastaları günlerine zaman zaman Esen’in haklı çemkirmeleri ve üyeler arasındaki tatlı atışmaları da damgasını vuruyordu. Ancak esas önemli olan hiçbir ana akım medyada izini bulamayacağımız iletilerin takipçilerine ulaşabilmesiydi.. Çünkü 70’li 80’li yıllarda sadece Hey dergisinde veya gazetelerin haftasonu televizyon sayfalarında kendine öyle ya da böyle yer bulan ve ite kaka hazırlandığı çok belli olan güncel esc haberleri, internetin hayatımıza girmesiyle birlikte coşkun bir iletişim ağının imkanlarıyla dolu dolu ayağımıza taşınıvermişti.

Her eurovision hastası, dijital platformlarda biraraya gelmeden önce yaşadığı eurovision müptelalığı temalı ilginç anekdotlarını mutlaka birbirine anlatır durur. Müsaadenizle benim de 80’li yılların başında yaşadığım ‘zavallı’ ama sözümona ‘haysiyetli’ bir mücadelem vardı ki burada paylaşmak isterim.

Evlerimize video recorder ve benzeri edevatların henüz girmediği günlerdi. Trt’nin finalden tam bir hafta önce, yine cumartesi akşamları büyük bir iştahla tanıtım kliplerini yayınladığı tekel seneler.. Yarışan şarkıları bir daha kolay kolay dinleyemeyeceğimiz için bir şekilde kaydını almaya çalışanlar tebessüm ederek hatırlayacaktır. Grundig marka ‘tape’ten televizyonun hoparlörüne çok yakın olmamak kaydıyla yukardan sallandırdığım mikrofonla bu tanıtım kliplerinin ses kaydını titizlikle almaya çalışırdım. Bugün hükümet-cemaat takışmasında sürekli “tapeler, tapeler” diye dillere dolanan kayıtlar, ismini fotoğrafta gördüğünüz perforelerden alıyor aslında. Perfore yerine ‘band-bant’ münakaşına kapılarak ahkam kesenler de az değildi o dönem. (Bu tarihi bilgiyi es geçmeyelim ki kusur kalmasın.)

İşte bu alet her perforenin yüzüne 2’şer kanal kayıt yapan devrin ileri bir teknoloji harikasıydı. Mesela 180 dakikalık bir perforeniz varsa elinizde, 180*4=720 dakikalık kayıt alma imkanı sunardı. Gelin görün ki bu imkanın değerlendirilmesi içler acısıydı: Zira bu cihazlar, o yılların ortadirek ailelerinin komikli şakalı misafirleşme toplantılarını, manasız kahkahaları ve beceriksizce söylenen şarkılı  türkülü akraba performanslarını saklamaktan başka hiçbir işe yaramazdı. Ama ben bu türden kabul günü şenliklerine itibar etmez, bazı televizyon ya da radyo yayınlarını arşivlemeye çalışırdım. Bir de oyun olsun diye uzunçalar veya 45’lik kopyalardım.

5454

Fotoğrafa gelince: İstanbullu bir çok ailenin atmaya kıyamadığı eşyaları yazlıklarına götürdüğü malumunuzdur. Bizimkiler de Grundig öksüzünü şimdi yazlığın bir köşesinde muhafaza ediyorlar kendilerince ki, üç yıl önce bu fotoğrafı bana çektiren de sadece ve sadece bu yaşımda bile dizginleyemediğim ‘acıma’ duygumdur.

Dönelim tanıtım kliplerinin yayın akşamına. Trt’nin belirttiği saatten önce ses seviyesini ayarlamak için defalarca prova kaydı aldığımı söylememe gerek yok. Ama ötesi vardı: Bu perforeler zırt pırt ileri/geri hızlı sarmalarda kolayca koptuğu için bir süre sonra kimi yerleri selobantlarla yapıştırılırdı. Grundig yazısının hemen üzerinde yer alan kafa koruyucu kapağa dikkatlice bakın şimdi. O kapağın ortasında küçük bir yolluk göreceksiniz. O yolluk, kopan bantı yapıştırmak için düzgünce yatırılan bir kanaldı. Demek ki firma, bantların kopmasını o kadar olağan karşılıyordu ki tasarımını da buna göre yapıyordu. İnanılır gibi değil!…Tersten yapıştırılan bantların kaydında da ciddi sorunlar olurdu. Mesela şarkının herhangi bir yerine selobantlı saniye denk geldiğinde, “voiiiiiyyk” diye lanetli bir efekt dinleyiciye nanik yapardı. Korkunç mu korkunç dertlerdi bunlar. Bu yüzden yine yayın saatinden önce kopuksuz, selobantsız perfore ayarlamam da vaktimi alırdı. Fotoğraftaki dolu perforenin içinden fışkırmış isyankar iki bant kopuğunu bir de bu gözle mimleyin. Arkadakinin ucunda sararmış solmuş sefil selobantın çığlığını duyduğunuza eminim.

Bütün bu hengamenin üstüne yine de ortada muazzam başka bir sorun vardı. Muazzam derken abartmıyorum. Okudukça bana hak vereceksiniz: Şarkı aralarındaki 6-7 saniyelik ‘pack-shot’larda ülkenin ismi vs. sesli olarak anons edilmiyordu. Bu yüzden ben de her şarkı arasında koştura koştura mikrofona yaklaşıyor ülkenin ismini çarçabuk seslendiriyor hemen yerimi alıyordum. Bunu da öyle büyük bir kaygıyla yapıyordum ki nefes sesim kayda girsin hiç mi hiç istemiyordum. Gazetelerde tanıtım kliplerinin sıralaması ya eksik, ya yanlış verildiğinden ya da hiç verilmediğinden bu ilkel yöntemi ısrarla uygulamak zorunda kalıyordum.

Üstelik nefes sesimin kayda girmesini istemeyişim yıllar sonra Trt İstanbul Televizyonu’nda Seslendirme Yönetmen Yardımcılığı yaparken ses montajında ciddi ciddi başıma dert olmuştu. Seslendirme yapanların kelime öncesi ve sonrasındaki gereksiz -bana göre gereksiz- solumalarını duymaya tahammül edemezdim. O yüzden de montaj operatörlerine sürekli nefes seslerini temizlemelerini söylerdim. Bunu bir tek ben istediğim için içten içe harlanıp kızdıklarını da fark eder bozuntuya da vermezdim. Ancak, nefes seslerini tamamen temizlemek de doğallığı öldüreceği için ‘nefes fade’leme tabirini bir şekilde devreye soktuğumu hatırlatırım. Şimdi kimse böyle şeylere dikkat etmiyor tabii… Çok yazık!

Neyse… İşte benim acınası kayıt günlerimden birinde şarkıların yarısı civarına gelindiğinde Trt reklama girmiş, ben de kayıttan çıkmamak koşuluyla -kayıttan çıkılır mı hiç, Hafazanallah!!- tuvalete koşmuştum. Nasıl işediğimi bir ben bilirim bir de Yaradan… Döndüğümde ne göreyim… Reklam bitmiş sıradaki şarkı başlamıştı bile… Mesele, o klibin hangi ülkeye ait olduğunu benim anons edemeyişimdi ve bu kabul edilemez bir hataydı. Kimbilir kimin kısa reklamını girmişti Trt ve beni ofsayta düşürmüştü. Kuzey ülkelerinden biriydi anonsunu kaçırdığım ama teyidini günler sonra, yani tam koskoca bir hafta sonra yapabilecektim. Eurovision yayınlarındaki özensizlikten ötürü Trt’ye daha sonraki yıllarda da kızacaktım ama bu kadar büyük bir öfkeyi Trt’nin bana yaşatmadığını itiraf etmek isterim. Buna, yarışmaya katılmaktan vazgeçtiğini bildirdiği gün dahil…

İşte böyle…

Şimdi bunları kendimle alay ederek yazıyorum ama o ibretlik günlerde bu yaşananlar adeta birer depresyon gerekçesiydi. Çocuk yaşta bu kadar büyük bir azabı kaldırmak, kelimelerle tarif edilemeyecek denli elem yüklüydü…

Çok şükür; internet vasıtasıyla Eurovision Hastaları bir araya geldi, arşivler ortalığa döküldü de o bir yanı karanlık ve tuhaf, bir yanı da ironik ve sarkastik çağ sona erdi.

Evet…

Eurovision Hastaları buluşturulmadan önce her yer karanlık, dünya ıssız, dünya durgundu….

Trt’nin katılmaması kadar ülkede yaşanan siyasi çalkantılar Eurovision’a olan ilgiyi zedelemiş görünse de, hala bu arzular ve hayaller sahnesine sahip çıkmak için direnen küçük bir kitle olduğunu biliyorum. Ben bu yazıyı kocaman kalpli o küçük kitleyi selamlamak için yazdım.

Okan Varol

ARTİZLER, KAHVE’DE BULUŞTU

OGAE Türkiye’nin onursal başkanlarından ve çoğumuzun Eurovision macerasında Sertab Erener’den daha kült bir figür olan Tolga IRKAN, İstanbul’daydı.

Bilindiği üzere kendisi son 5 yıldır Hollanda’nın Amsterdam kentinde yaşıyor.
Kısa İstanbul ziyaretinde, Ogae Türkiye Tolga için bir parti düzenledi.

04fe82c563c3f3e074da4b32e270e927
Kulübümüzün vazgeçilmez Dj’i Olcay’ın şarkıları eşliğinde yine senelerce öncesine dönüldü.
Fondaki şarkıların da kuşkusuz katkısı vardı bunda ama esas bizi geçmiş günlere döndüren, yapılan muhabbetti.
Türkiye’nin 2002 Eurovision temsilcisi Buket Bengisu ve eşinin de katıldığı partide, pek tabi ki bir Ogae Türkiye klasiği olarak, Leylaklar Soldu Kalbinde şarkısı, hep bir ağızdan bağıra çağıra söylendi 🙂

2015 Eurovision Sahnesi Nasıl Olacak?

Avusturya resmi yayın kuruluşu ORF Eurovision Şarkı Yarışmasının sahne tasarımı ile ilgili detayları paylaştı.

Bildschirmfoto_2015-01-15_um_184003

 

İlk bakışta devasa bir gözü andıran sahne tasarımının arkasında Emmy ödüllü iki tasarımcının imzası var. Florian Wieder ve Al Gurdon, Yönetim takımları lideri ve kıdemli yapımcı Kurt Pongratz ile birlikte bu en iyi sahneyi tasarlamak için çalıştılar.

ORF TV direktörü Kathrin Zechner sahneyi şöyle tanımlıyor: “2015 Eurovision Şarkı Yarışmasının vizyonu, geçmiş, bugün ve gelecek arasında bir köprü olmaktır. Göz bu köprünün bir simgesi, insanlar, ülkeler ve kültürler arasında eşit bir saygı göstergesi.”

Bildschirmfoto_2015-01-15_um_184209

Sahnenin çevresi birbirinden bağımsız 1288 sütundan oluşuyor. Sahne, 44 metre genişliğe, 14.3 metre yüksekliğe ve 22 metre derinliğe sahip. Zemin büyük ışık efektlerini sağlayabilecek 11 metre çapında bir daire şeklinde, sütunlarda ışık efektlerine büyük katkı sağlayabilecek şekilde tasarlandı. Arka planda da 22 metre genişlik ve 8.5 metre yüksekliğinde bir LED ekran bulunuyor.

Bildschirmfoto_2015-01-15_um_184523

EMA 2015 katılımcıları açıklandı

Slovenya resmi televizyonu RTVSLO, 2015 Eurovision Şarkı Yarışmasına gönderilecek temsilciyi belirlemek için düzenlenen EMA 2015 ulısal seçiminde yarışacak katılımcıları açıkladı.

emaaaa20155555

 

Gelen onlarca başvuru arasından RTV Slovenya Genel Müdürü tarafından seçilen dört kişilik jürinin titiz çalışması sonucu ulusal finalde yarışmaya hak kazanan sekiz isim seçildi. İsimler şöyle

  • Alya and Neno Belan
  • Clemens
  • I.C.E.
  • Jana Šušteršič
  • Maraaya
  • Martina Majerle
  • Rudi Bučar
  • Tim Kores-Kori

EMA 2015 28 Şubatta başkent Ljubljana’da düzenlenecek. Daha detaylı bilgi ilerleyen günlerde kanal tarafından duyurulacak.

Gürcistan temsilcisi ve şarkısı belli oldu

Gürcistan’ı Mayıs ayında Viyana’da temsil edecek isim belli oldu. Nina Sublatti, Warrior isimli şarkısıyla ülkesini temsil edecek.

Nina_2

 

Oylama, yarı yarıya jüri ve sms-oylama şeklinde yapıldı. Puanlamanın %50’si beş jüri üyesinin verdiği oylarla, %50’si ise sms oylarıyla alındı.

İyi bir şarkıcı olmanın yanı sıra bir bestesi ve söz yazarı olan Nina şarkısı Warrior’un da bestesini kendisi yaptı.

İspanya temsilcisi belli oldu

İspanya resmi televizyonu TVE tarafından yapılan açıklamaya göre Mayıs ayında Viyana’da düzenlenecek olan 2015 Eurovision Şarkı Yarışmasında İspanya’yı Edurne temsil edecek.

Bugün Sala de Communicacion Torrespaña, Madrid’deki TVE Genel Merkezinde düzenlenen özel basın toplantısında 2015 Eurovision temsilcisi basına duyuruldu ve tanıtıldı.

2012 ve 2013 yıllarında olduğu gibi TVE bu sene de bir atama ile Eurovision temsilcisini belirledi.

Edurne, 60. Eurovision Şarkı Yarışmasında İspanya’yı temsil etme hakkını elde etti. Söyleyeceği şarkı ise Eurovision severlerinin yakından tanıdığı, 2007 ve 2012 yıllarında İspanyol temsilcilerinin şarkılarını yazan Tony Sanchez Ohlsson tarafından yazılan Amencer. Edurne şarkıyı Viyana’da İspanyolca söyleyecek. Şarkısını modern pop şarkısı olarak tanımlıyor.

Edurne, 2005 yılında özel bir İspanyol televizyon kanalı olan Telecinco’da yayınlanan yetenek yarışması Operacion Triunfo’ya katılıp yarışmada altıncı olduktan sonra meşhur oldu. Yarışmadan günümğze toplam beş albüm yayınlayan ve adını duyurmayı başaran Edurne şarkıcılık yapmakla kalmadı tv sunucusu olarakta kendini gösterdi. Birçok televizyon programına katılıp genç nesil tarafından sevilen bir kişi haline geldi.

Edurne halihazırda Tony Sanchez Ohlsson ile birlikte bir albüm hazırlığı yapıyor.

TVE, önümüzdeki günlerde 2015 Eurovision projesiyle ilgili daha fazla bilgi verecek.

2014 yılında İspanya Eurovision temsilcisini seçmek için bir ulusal seçim yapmış ve Ruth Lorenzo Kopenhag’da İspanyayı Dancing in the Rain şarkısıyla temsil etme hakkı kazanmıştı. Finali onuncu sırada tamamlamıştı.

1961 yılından beri Eurovision’a katılan İspanya yarışmayı 1968 ve 1969 yıllarında üstüste iki kerz kazanmıştı. O günden beri henüz yarışmada birincilik elde edemedi.

Avusturya’nın başkenti Viyana’daki Wiener Stadthalle’da düzenlenecek olan 2015 Eurovision Şarkı Yarışması 19, 21, 23 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilecek.

 

Finlandiya Ulusal Finali UMK 2015

Bugün Helsinki’de düzenlenen bir basın toplantısı ile Finlandiya’nın Viyana temsilcisini belirleyeceği ulusal seçim olan UMK 2015’e dair ayrıntılar paylaşıldı.

UMK sunucuları Rakel Liekki ve Roope Salminen
UMK sunucuları Rakel Liekki ve Roope Salminen

Bu yıl Fin temsilcisi 7, 14 ve 21 Şubat’ta düzenlenecek olan yarı finaller ve 28 Şubat’ta düzenlenecek olan büyük finalle belirlenecek. Her yarı finalde altı yarışmacı yer alacak ve üçü büyük finale katılmaya hak kazanacak. Büyük finalde dokuz yarışmacı yer alacak.

Önceki UMK’lerden farklı olarak bu sene profesyonel jüre oylaması olmayacak. Tamamen izleyici oylarıyla belirlenecek sonuç ile Finlandiya temsilcisini seçecek.

Bütün finaller Fin resmi yayıncısı  YLE’nin web sayfasından canlı olarak yayınlanacak ve Rakel Liekki & Roope Salminen ikilisinin sunuculuğuyle ekranlara gelecek.